
İki ortalama farklı çıktığında, gördüğümüz fark rastgele dalgalanmayla açıklanabilir mi? T-testi ve ANOVA, örneklem ortalamalarını bu soruyla incelememizi sağlar. Bir üretim sürecinin hedef değerden sapmasını, iki yöntemin ortalama sonucunu veya üç ya da daha fazla grubun performansını karşılaştırırken doğru testi seçmemiz gerekir. Bu dikkat, yapay zekâ deneylerinde görülen küçük kazanımları gerçek ve genellenebilir bir iyileşme sanmamızı da önler. Bu makalede önce Student’ın t dağılımını sezgisel olarak kurup tek örneklem, bağımsız gruplar ve eşleştirilmiş t-testlerini adım adım hesaplayacağız. Ardından ANOVA’nın toplam değişkenliği gruplar arası ve grup içi parçalara nasıl ayırdığını görecek; sonuçları değerlendirirken varsayımları ve etki büyüklüklerini nasıl dikkate alacağımızı inceleyeceğiz.
“Ortalamalar Farklı” Demek Neden Yetmez?
Bir çevrim içi eğitim sisteminde iki anlatım yöntemini karşılaştırdığımızı düşünelim. Birinci yöntemi kullanan öğrencilerin ortalama puanı 80, ikinci yöntemi kullananların ortalaması 70 olsun. İlk bakışta 10 puanlık fark açık görünür. Fakat yalnızca iki ortalamayı bilmek karar vermemize yetmez.
Birinci gruptaki puanlar 79 ile 81 arasında, ikinci gruptakiler 69 ile 71 arasında toplanıyorsa 10 puanlık fark oldukça düzenli bir örüntüdür. Buna karşılık iki grubun puanları 20 ile 100 arasında geniş biçimde dağılıyorsa aynı 10 puanlık fark daha belirsizdir. Ayrıca her grupta yalnızca üç kişi bulunmasıyla yüzlerce kişinin bulunması aynı kanıt gücünü vermez.
Bir ortalama farkını değerlendirirken şu üç bilgiye bakarız:
- Farkın büyüklüğü: Ortalamalar gerçek ölçekte ne kadar ayrılıyor?
- Gözlemlerin yayılımı: Grup içindeki değerler ne kadar değişken?
- Bilgi miktarı: Kaç bağımsız gözlemimiz var?
Çıkarımsal İstatistik ve Hipotezler makalesinde gözlenen farkı standart hatasına bölerek test istatistiği oluşturmuştuk. P-değerini de sıfır hipotezinin doğru olma olasılığı olarak değil; etki büyüklüğü, güven aralığı, çalışma tasarımı ve varsayımlarla birlikte yorumlamıştık. Burada aynı hesabı farklı veri yapılarına uygulayacağız.
Z Yerine Neden T Dağılımı?
Önceki yazıda anakütle standart sapması \(\sigma\) bilindiğinde bir ortalamayı standartlaştırmak için:
ifadesini kullanmıştık. Burada \(\mu_0\), sıfır hipotezinin ileri sürdüğü ortalamadır. Gerçek hayatta anakütle standart sapması \(\sigma\)'yı çoğu zaman bilmeyiz. Onu aynı örneklemden hesaplanan \(s\) ile tahmin ederiz:
Paydaki fark aynı kaldı. Paydada ise bildiğimiz bir \(\sigma\) yerine örneklemden hesaplanan \(s\) var. Başka gözlemler seçseydik hem \(\bar{x}\) hem \(s\) değişebilirdi. Bu ek belirsizlik, test istatistiğinin standart Normal dağılıma göre daha geniş kuyruklu Student'ın t dağılımını izlemesine yol açar.
Bağımsız gözlemler Normal dağılan bir anakütleden geliyorsa bu istatistik sıfır hipotezi altında t dağılımını tam olarak izler. Anakütle Normal değilse örneklem ortalamasının yaklaşık Normal davranmasına ve testin orta düzey sapmalara dayanıklılığına güveniriz. Küçük örneklem, güçlü çarpıklık ve aykırı değerler bir araya geldiğinde bu yaklaşımı ayrıca sorgulamalıyız.
T dağılımı sıfır çevresinde simetriktir; küçük örneklemde uzak değerlere Normal dağılımdan daha fazla olasılık verir. Standart sapmayı az sayıda gözlemden tahmin ettiğimizde aynı standartlaştırılmış fark daha zayıf kanıt sayılır. Örneklem büyüdükçe \(s\), \(\sigma\) hakkında daha kararlı bilgi verir; t dağılımının kuyrukları incelir ve standart Normal dağılıma yaklaşır.
Yaklaşmanın hızını serbestlik derecesi (degrees of freedom) belirler. Tek örneklem t-testinde:
olur. Örneklem ortalamasını hesapladıktan sonra \(n\) sapmanın toplamı sıfır olmak zorundadır; ilk \(n-1\) sapmayı bilirsek sonuncusu artık serbestçe seçilemez. Betimsel İstatistik: Merkez ve Dağılım makalesinde örneklem varyansını hesaplarken \(n-1\) paydasının ortaya çıkmasının arkasında da aynı bilgi kısıtı vardı.
Bir Ortalamayı Hedefle Karşılaştırmak: Tek Örneklem T-Testi
Tek örneklem t-testi, bir sayısal değişkenin bilinmeyen anakütle ortalamasını belirli bir referans değerle karşılaştırır. Bir cihazın ortalama ölçümünün 50 olması, bir çağrı merkezinin ortalama bekleme süresinin 60 saniyeyi aşmaması veya bir modelin ortalama hatasının belirli bir temel değerden farklı olması bu yapıya örnektir.
Sekiz ölçümden oluşan şu örneklemi kullanalım:
Cihazın uzun dönem ortalamasının 50 olup olmadığını iki yönlü test etmek istiyoruz:
Örneklem ortalaması \(\bar{x}=53{,}5\), örneklem standart sapması \(s=\sqrt{6}\approx2{,}449\) ve gözlem sayısı \(n=8\)'dir. Önce tahmin edilen standart hatayı bulalım:
Gözlenen ortalama ile sıfır hipotezindeki değer arasındaki fark \(53{,}5-50=3{,}5\)'tir. Bu farkın kaç standart hataya karşılık geldiği:
olur. Serbestlik derecesi \(df=8-1=7\)'dir. Yedi serbestlik dereceli t dağılımında iki yönlü p-değeri yaklaşık \(0{,}0049\)'dur. Önceden \(\alpha=0{,}05\) seçilmişse \(H_0\)'ı reddederiz. Veri, anakütle ortalamasının 50'den farklı olduğuna dair kanıt sunar.
Ortalama farkı 3,5 birimdir. Bunun uygulamada ne kadar önemli olduğunu alan bilgisiyle değerlendirmeliyiz. Farkın belirsizliğini görmek için yüzde 95 güven aralığını da hesaplayalım:
olur. Aralık 50'yi dışarıda bırakarak aynı varsayımlara dayanan iki yönlü yüzde 5 test kararıyla uyumludur; üstelik seçtiğimiz model ve aralık kurma yöntemi altında veriyle uyumlu ortalama değerlerini de gösterir.
İki Ayrı Grubu Karşılaştırmak: Bağımsız Örneklemler T-Testi
Şimdi iki farklı öğrenci grubunun iki ayrı öğrenme yöntemini kullandığını düşünelim. Bir gruptaki kişinin puanı diğer gruptaki belirli bir kişiyle doğal olarak eşleşmiyorsa gruplar bağımsızdır. Anakütle ortalamalarına \(\mu_1\) ve \(\mu_2\) diyelim. İki yönlü hipotezler:
biçimindedir. İki örneklem ortalamasının farkı \(\bar{x}_1-\bar{x}_2\)'dir. Bağımsız gruplarda bu farkın tahmin edilen standart hatası:
olur. Böylece Welch t-istatistiği:
biçiminde yazılır. \(\Delta_0\), sıfır hipotezindeki farktır; çoğu soruda 0'dır. Welch testi iki anakütle varyansını eşit varsaymaz. Bu yüzden grup büyüklükleri veya yayılımları farklı olabilen bağımsız karşılaştırmalarda çoğu zaman uygun bir başlangıçtır.
Birinci grupta \(n_1=10\), \(\bar{x}_1=80\), \(s_1=8\); ikinci grupta \(n_2=12\), \(\bar{x}_2=70\), \(s_2=10\) olsun. Standart hata:
ve test istatistiği:
olur. Welch testindeki serbestlik derecesi tam sayı olmak zorunda değildir. Welch–Satterthwaite yaklaşımı:
formülünü kullanır. Bu örnekte \(df\approx19{,}98\), iki yönlü p-değeri yaklaşık \(0{,}017\)'dir. Eşit ortalama hipotezine karşı kanıt bulduk. Farkın tahminindeki belirsizliği aynı Welch hesabının yüzde 95 güven aralığıyla görelim:
olur. Aralık sıfırı dışarıda bırakır; yaklaşık 2 ile 18 puan arasındaki ortalama farkları veriyle uyumludur. Yöntemlerin karşılaştırılabilir gruplara uygulanıp uygulanmadığına, katılımcıların rastgele atanıp atanmadığına ve bu farkın eğitimdeki anlamına ayrıca bakmalıyız.
Eşit Varyanslı Student T-Testi Nerede Duruyor?
Klasik bağımsız örneklemler Student t-testi, iki anakütlenin varyanslarının eşit olduğunu varsayar ve iki örneklem varyansını havuzlanmış varyans içinde birleştirir:
Bu durumda standart hata \(s_p\sqrt{1/n_1+1/n_2}\), serbestlik derecesi \(n_1+n_2-2\) olur. Yöntem, eşit varyans varsayımını savunabiliyorsak geçerlidir. Örneklem standart sapmalarının yakın görünmesi bu varsayımı kanıtlamaz. Önce varyans eşitliğini ayrı bir testle sınayıp sonucuna göre yöntem seçmek de ilk testin belirsizliğini ve düşük gücünü karara taşır. Welch testi eşit varyans durumunda genellikle az şey kaybettiğinden uygulamada sık kullanılır.
Aynı Birimi İki Kez Ölçmek: Eşleştirilmiş T-Testi
Bir kişinin eğitimden önceki ve sonraki puanını, aynı hastanın iki zamandaki ölçümünü veya iki yapay zekâ modelinin aynı veri örneklerindeki kayıplarını karşılaştırdığımızda gözlemler bağımsız iki grup oluşturmaz. Her “önce” değeri belirli bir “sonra” değeriyle; her A modeli sonucu aynı örnekteki B modeli sonucuyla eşleşir.
Eşleştirilmiş t-testinin temel hareketi, her çift için tek bir fark oluşturmaktır:
Ardından bu farklara tek örneklem t-testi uygularız:
Buradaki \(\bar{d}\) farkların ortalaması, \(s_d\) farkların standart sapmasıdır. Sıfır hipotezinde ortalama değişim yoksa \(\Delta_0=0\)'dır.
Sekiz kişinin puan artışları şöyle olsun:
Farkların ortalaması \(\bar{d}=3\), standart sapması \(s_d\approx1{,}309\)'dur. Dolayısıyla:
ve \(df=7\) için iki yönlü p-değeri yaklaşık \(0{,}00034\)'tür. Farkların aynı yönde ve görece düzenli olması, ortalama artışın sıfırdan ayrılmasını kolaylaştırmıştır.
Eşleştirme, kişiler arasındaki sabit farklılıkların büyük bölümünü fark alınca ortadan kaldırabilir. Örneğin bazı öğrenciler hem önce hem sonra yüksek, bazıları iki ölçümde de düşük puan alabilir. Bağımsız grup testi bu kişi farklarını gürültüye ekler; eşleştirilmiş test ise her kişinin kendi başlangıcına göre değişimine odaklanır.
Üç T-Testi Arasında Nasıl Seçim Yaparız?
| Soru | Veri yapısı | Uygun temel test |
|---|---|---|
| Bir grubun ortalaması hedef değerden farklı mı? | Tek sayısal örneklem | Tek örneklem t-testi |
| İki ayrı grubun ortalamaları farklı mı? | Birbirinden bağımsız gruplar | Welch bağımsız örneklemler t-testi |
| Aynı birimlerin iki koşuldaki ortalama değişimi sıfır mı? | Eşleşmiş çiftler veya önce–sonra ölçümleri | Eşleştirilmiş t-testi |
Testi seçerken ölçümlerin nasıl toplandığına bakarız. Aynı kişinin iki ölçümünü bağımsız gruplara ayırmak da farklı kişileri yapay biçimde eşleştirmek de hesabı yanlış soruya yöneltir.
T-Testlerinin Varsayımları
Bir yazılım her sayı tablosu için t-istatistiği üretebilir. Fakat p-değeri ve güven aralığının hedeflediğimiz anlamı taşıması için veri yapısını incelemeliyiz:
- Sayısal bir sonuç: Klasik t-testi grup ortalamalarını karşılaştırır. Sınıf etiketi veya sıralı kategori her zaman aritmetik ortalama için uygun değildir.
- Bağımsız deney birimleri: Bağımsız grup testinde bir kişinin ölçümü diğerinden bağımsız olmalıdır. Aynı kullanıcının yüz kaydı, yüz bağımsız kullanıcı değildir.
- Uygun örnekleme veya atama: Temsil edilmeyen bir grubu t-testi sonradan örnekleme ekleyemez; gözlemsel grup farkını da otomatik olarak nedensel etkiye çeviremez.
- Aşırı aykırı değerlerin bulunmaması: Ortalama ve standart sapma uzak değerlerden güçlü biçimde etkilenir. Küçük örneklemde tek bir kayıt sonucu değiştirebilir.
- Yaklaşık Normal örnekleme davranışı: Tek örneklem testinde ortalamanın, eşleştirilmiş testte ise tek tek “önce” ve “sonra” listelerinden çok çiftler arasındaki farkların ortalamasının örnekleme dağılımı önemlidir. Fark çiftleri birbirinden bağımsız olmalıdır. Küçük örneklemde farkların güçlü çarpıklığı, ağır kuyrukları veya aykırı değerleri t yaklaşımını zayıflatabilir.
- Varyans koşulu: Welch testi eşit grup varyansı istemez. Havuzlanmış Student testi ise bu ek varsayıma dayanır.
T-testi, özellikle dengeli ve yeterli büyüklükteki örneklemlerde Normal dağılımdan orta düzey sapmalara dayanabilir. Örneklemi büyütmek ise bağımlı kayıtları, seçim yanlılığını veya veri hatalarını düzeltmez. Hatta çok büyük örneklemde küçük sistematik sorunlar da çok küçük p-değerleri üretebilir.
Varsayımlar ciddi biçimde uyuşmuyorsa soruya göre dönüşüm, güvenilir bir yeniden örnekleme yöntemi, permütasyon testi veya sıra tabanlı yöntem düşünülebilir. Örneğin bağımsız iki grup için Mann–Whitney, eşleştirilmiş farklar için Wilcoxon işaretli sıralar testi sık duyulan seçeneklerdir. Ancak bunları otomatik olarak “ortanca testi” diye adlandırmak doğru değildir; genel durumda dağılımların sıraları hakkında farklı sıfır hipotezlerini sınarlar.
P-Değerinin Yanına Etki Büyüklüğünü Koyalım
T-testi farkın sıfırla ne kadar uyumlu olduğunu söyler. Uygulamadaki önemini anlamak için önce farkı kendi biriminde okuyalım: “10 puan”, “4 gram” veya “120 milisaniye” çoğu karar verici için standartlaştırılmış bir katsayıdan daha açıktır.
Farkı farklı ölçekler arasında karşılaştırmak istediğimizde standartlaştırılmış etki büyüklüğü kullanabiliriz. İki bağımsız grup için yaygın Cohen'in \(d\) ölçüsü:
biçimindedir. Eşleştirilmiş tasarımda ise farkların ortalamasını farkların standart sapmasına bölen:
ölçüsü kullanılabilir. Hangi standart sapmaya böldüğümüzü belirtmeliyiz; farklı \(d\) türleri farklı sonuç verebilir. “\(d=0{,}2\) küçük, \(0{,}5\) orta, \(0{,}8\) büyük” eşikleri bazı alanlarda kabaca yol gösterebilir. Karar verirken konu bilgisi ve maliyet de gerekir: Küçük bir tıbbi etki önemli olabilirken eğitim puanındaki daha büyük bir değişim uygulamada değersiz kalabilir.
Üç Grup Gelince Neden Tek Tek T-Testi Yapmıyoruz?
A, B ve C adlı üç yöntemin ortalamalarını karşılaştırmak istediğimizi düşünelim. Üç çift vardır: A–B, A–C ve B–C. Dört grup olsaydı altı, beş grup olsaydı on çift oluşacaktı. Sayma İlkeleri, Faktöriyel, Permütasyon ve Kombinasyon makalesinde öğrendiğimiz kombinasyon kuralıyla, genel olarak \(k\) grup için çift sayısını şöyle buluruz:
olur. Her bağımsız testi \(\alpha=0{,}05\) düzeyinde yaparsak bütün test ailesinde en az bir yanlış alarm olasılığı büyür. Üç bağımsız karşılaştırmada bütün testlerin yanlış alarm vermeme olasılığı \(0{,}95^3\), en az bir yanlış alarm olasılığı ise:
yani yaklaşık yüzde 14,26 olur. Aynı grupları paylaşan gerçek karşılaştırmalar bağımsız değildir; sayı, çoklu test riskini göstermek için kurulmuş varsayımsal bir örnektir. Bütün ortalamaları önce tek bir ortak testte ele alan yönteme varyans analizi, yani ANOVA (analysis of variance) deriz.
Ortalama Sorusu Neden Varyans Analizi Adını Taşır?
Tek yönlü ANOVA, bir kategorik etkenin oluşturduğu \(k\) bağımsız grubun ortalamalarını karşılaştırır. Hipotezler şöyledir:
Alternatif hipotez için en az bir grup ortalamasının farklı olması yeterlidir. ANOVA sonucu hangi grubun veya çiftin ayrıldığını tek başına göstermez.
Ortalamaları sınarken grup merkezleri arasındaki uzaklığı, her grubun içindeki yayılımla karşılaştırırız:
- Gruplar arası değişkenlik: Grup ortalamaları genel ortalamadan ne kadar uzak?
- Grup içi değişkenlik: Aynı gruptaki bireyler kendi grup ortalamalarının çevresinde ne kadar dağınık?
Grup ortalamaları uzak, grup içindeki gözlemler sıkıysa gruplama verideki değişimin önemli bir bölümünü açıklıyor olabilir. Grup ortalamaları arasındaki fark, her grubun içindeki büyük dalgalanmanın yanında küçük kalıyorsa gözlenen ayrım rastgele değişkenlikle daha uyumludur.
Toplam Değişkenliği İki Parçaya Ayıralım
\(j\)'inci gruptaki \(i\)'inci gözleme \(y_{ij}\), grup ortalamasına \(\bar{y}_j\), bütün gözlemlerin genel ortalamasına \(\bar{y}\) diyelim. Her gözlemin genel ortalamadan sapmasını iki adımda yazabiliriz:
Bir gözlemin genel ortalamadan sapması, kendi grup ortalamasından sapmasıyla grubun genel ortalamadan sapmasının toplamıdır. Bütün gözlemler için bu toplamların karesini aldığımızda bir çapraz terim oluşur. Bu terim her grup içinde sıfırlanır:
Her grupta gözlemlerin kendi ortalamasından sapmaları sıfıra toplanır. Grup ortalamasıyla genel ortalama arasındaki fark da o gruptaki bütün gözlemler için sabittir. Bu nedenle çapraz terim:
olur. Geriye grup içi ve gruplar arası kareli sapmalar kalır:
Buradaki \(SS\), “kareler toplamı” (sum of squares) demektir. Açık formüller:
Gruplar arası kareler toplamında her grup merkezinin genel merkezden uzaklığını, o grubun büyüklüğü \(n_j\) ile ağırlıklandırırız. Grup içi kareler toplamında ise her gözlemin kendi grubunun merkezinden uzaklığına bakarız. Böylece genel değişimin ne kadarının grup etiketleriyle, ne kadarının aynı grup içindeki farklılıklarla ilişkili olduğunu ayırırız.
Tek Yönlü ANOVA'yı Adım Adım Hesaplayalım
Üç yöntemin küçük ve öğretici sonuçları şöyle olsun:
| Grup | Gözlemler | Grup ortalaması |
|---|---|---|
| A | 4, 5, 6 | 5 |
| B | 5, 6, 7 | 6 |
| C | 8, 9, 10 | 9 |
Toplam gözlem sayısı \(N=9\), grup sayısı \(k=3\)'tür. Genel ortalama:
Gruplar arası kareler toplamı:
Her grubun kendi ortalamasından sapmaları \(-1,0,1\)'dir; kareleri toplamı her grupta 2 olur. Üç grup için:
Toplam kareler toplamı \(26+6=32\)'dir. Gruplar arası 26 ile grup içi 6 farklı sayıda serbest bilgi içerdiğinden doğrudan oranlamayız. Gruplar arası serbestlik derecesi \(k-1=2\), grup içi serbestlik derecesi \(N-k=6\)'dır. Her kareler toplamını kendi serbestlik derecesine bölerek ortalama kareyi buluruz:
ANOVA'nın test istatistiği bu iki yayılım tahmininin oranıdır:
Sıfır hipotezi doğruysa hem pay hem payda aynı ortak hata varyansını farklı yollardan tahmin eder ve oran çoğu zaman 1 çevresinde olur. Grup ortalamaları gerçekten ayrılıyorsa pay büyür ve \(F\) değeri 1'in üzerine çıkar. \(df_1=2\) ve \(df_2=6\) için \(F=13\)'ün sağ kuyruk p-değeri yaklaşık \(0{,}0066\)'dır. Bu küçük örnekte eşit ortalamalar hipotezini reddederiz.
Hesabın bütün parçalarını klasik ANOVA tablosunda yan yana görelim:
| Değişkenlik kaynağı | Kareler toplamı | Serbestlik derecesi | Ortalama kare | \(F\) |
|---|---|---|---|---|
| Gruplar arası | 26 | 2 | 13 | 13 |
| Grup içi | 6 | 6 | 1 | — |
| Toplam | 32 | 8 | — | — |
Toplam serbestlik derecesi \(N-1=8\)'dir ve gruplar arası 2 derece ile grup içi 6 derecenin toplamına eşittir. Tablodaki \(F\) oranı yalnızca gruplar arası ortalama kareyi grup içi ortalama kareye böldüğümüz satırda hesaplanır.
Sonuç, en az bir ortalamanın farklı olduğuna dair kanıt verdi. A ile B, A ile C ve B ile C çiftlerinden hangisinin ayrıldığını belirlemek için ek karşılaştırma gerekir.
F Dağılımı ve T-Testiyle Bağı
F-istatistiği iki negatif olamayan değişkenlik tahmininin oranıdır; bu nedenle \(F\) negatif olamaz. Sıfır hipotezi altındaki dağılımı, pay ve paydanın serbestlik derecelerine bağlı F dağılımıdır. ANOVA'da yalnızca büyük \(F\) değerleri eşit ortalamalar hipotezine karşı kanıt oluşturduğu için p-değeri sağ kuyruktan hesaplanır.
Yalnızca iki grup bulunduğunda, eşit varyanslı tek yönlü ANOVA ile iki yönlü havuzlanmış t-testi aynı temel karşılaştırmayı yapar. Test istatistikleri arasında:
ilişkisi vardır ve iki yöntem aynı p-değerini verir. Kare alma t-istatistiğinin yönünü kaldırır; ANOVA farkın hangi yönde olduğunu değil, grup ortalamaları arasında sıfırdan büyük bir ayrışma bulunup bulunmadığını sınar. İki grup için t-testi farkın işaretini ve doğrudan güven aralığını daha doğal gösterir; üç veya daha fazla grup için ANOVA ortak bir başlangıç testi sağlar.
Anlamlı ANOVA'dan Sonra Hangi Gruplar Farklı?
ANOVA'nın genel testine bazen omnibus test denir: Bütün grup ortalamalarını tek bir çatı altında sınar. Sonuç anlamlıysa ayrılığın yerini belirlemek için araştırma planına uygun ikinci bir adım gerekir.
- Önceden planlanmış karşıtlıklar: Araştırma sorusu baştan “A, B ve C'nin ortalamasından farklı mı?” gibi belirli bir karşılaştırma içeriyorsa bu yapı doğrudan sınanabilir. Önceden planlama, sonuçları gördükten sonra ilginç görünen karşılaştırmayı seçmekten daha güvenlidir.
- Tukey HSD: Bütün grup çiftlerini karşılaştırırken aile düzeyindeki yanlış alarm oranını kontrol etmek için yaygın bir sonraki testtir. Klasik biçimi eşit varyanslı ANOVA yapısına dayanır.
- Bonferroni veya Holm düzeltmesi: Birden fazla p-değerinin karar eşiklerini sıkılaştırır. Bonferroni basit ve temkinlidir; Holm yöntemi çoğu durumda aynı aile düzeyi korumasını daha fazla güçle sağlayabilir.
Genel ANOVA anlamlı çıkmazsa çalışma gücü grup farkını göstermeye yetmemiş olabilir. Anlamlı çıktığında da her çiftin farklı olduğu sonucuna varamayız. Hangi karşılaştırmaları aynı test ailesinde sayacağımızı araştırma sorusuna göre, veriye bakmadan önce belirlemeliyiz.
ANOVA'da Etki Büyüklüğü
ANOVA p-değeri, bütün ortalamaların eşitliğiyle verinin uyumunu değerlendirir. Gruplamanın toplam değişkenlikteki payını anlatmak için eta kare kullanılabilir:
Örneğimizde:
olur. Bu küçük, öğretici veri kümesindeki toplam kareli değişkenliğin yüzde 81,25'i grup ortalamaları arasındaki ayrışmayla ilişkilidir. Oran nedensel bir açıklama yüzdesi değildir. Aynı veride hesaplandığı için anakütledeki etkiyi olduğundan büyük tahmin edebilir; özellikle küçük örneklemde serbestlik derecelerini kullanan omega kare gibi daha az yanlı ölçülere de bakılabilir. Raporda hangi ölçüyü kullandığımızı belirtmeliyiz.
ANOVA'nın Varsayımları ve Uzantıları
Klasik tek yönlü ANOVA'nın temel koşulları t-testlerinin uzantısıdır:
- Bağımsız deney birimleri: Bir gözlemin hatası diğerini sistematik biçimde belirlememelidir.
- Grup içinde yaklaşık Normal artıklar: Varsayım bütün ham verinin tek bir Normal dağılımdan gelmesi değil, her grubun merkezinden kalan hataların uygun davranmasıyla ilgilidir.
- Varyansların homojenliği: Klasik F testi grupların ortak bir hata varyansını paylaştığını varsayar. Dengesiz grup büyüklükleriyle birlikte güçlü varyans farkları özellikle sorun yaratabilir.
- Sayısal sonuç ve doğru grup tanımı: Grup etiketi kategorik, karşılaştırılan sonuç ise ortalaması anlamlı sayısal bir büyüklük olmalıdır.
Varyanslar eşit değilse Welch ANOVA, serbestlik derecelerini ve grup katkılarını buna göre ayarlayan bir seçenek sunar. Böyle bir genel testten sonra ikili farkların yerini araştırırken, eşit olmayan varyans ve grup büyüklüklerini hesaba katan Games–Howell karşılaştırması düşünülebilir. Güçlü aykırı değer, çarpıklık veya uygun olmayan ölçüm ölçeğinde sıra tabanlı Kruskal–Wallis testi başka bir seçenek olabilir; ancak o da genel durumda doğrudan “bütün ortancalar eşit mi?” sorusunun kusursuz karşılığı değildir.
Aynı kişilerin üç veya daha fazla koşulda ölçülmesi bağımsız tek yönlü ANOVA değildir; eşleşmeyi koruyan tekrarlı ölçümler ANOVA'sı gerekir. İki kategorik etkeni birlikte incelemek istediğimizde iki yönlü ANOVA, her etkenin ana etkisinin yanında bir etkenin sonucunun diğerinin düzeyine göre değişip değişmediğini anlatan etkileşimi de sınayabilir. Bunlar aynı değişkenlik parçalama fikrinin daha gelişmiş biçimleridir; tasarım değiştiğinde hata terimi ve bağımsızlık yapısı da değişir.
Yapay Zekâ Deneylerinde Doğru Deney Birimi
Bir yapay zekâ modeli A'nın beş katlı çapraz doğrulamadaki doğruluk ortalaması yüzde 91, model B'nin ortalaması yüzde 90 olabilir. Bu iki ortalamayı bağımsız gruplar gibi test etmek çoğu zaman uygun değildir; iki model aynı katlarda, yani aynı eğitim ve değerlendirme bölünmelerinde ölçülmüştür. Her kattaki A–B farkını kullanmak eşleştirilmiş düşünceye daha yakındır.
Yine de sıradan eşleştirilmiş t-testi otomatik olarak kusursuz olmaz. Çapraz doğrulama katları eğitim verilerinin büyük bölümünü paylaşır; bu nedenle farklar tam bağımsız değildir. Aynı hiperparametre aramasında yüzlerce modeli deneyip en iyi görünen ikisini sonradan test etmek de seçim yanlılığı ve çoklu karşılaştırma üretir. Bağımsız son test kümesi, tekrarlı çalıştırmalar, veri kümeleri üzerinde karşılaştırma veya çapraz doğrulamanın bağımlılığını hesaba katan yöntemler gerekebilir.
Yapay zekâ deneyinde bağımsız bilgi birimini şu durumlara göre belirleriz:
- İki model aynı kullanıcı isteklerinde sınanıyorsa sonuçlar istek düzeyinde eşleşebilir; fakat aynı kullanıcının çok sayıda isteği birbirinden bağımsız olmayabilir.
- Farklı rastgele başlangıçlarla eğitim yapılıyorsa tohumdan tohuma performans değişimi önemlidir; tek başarılı çalıştırma genel performans değildir.
- Birden fazla veri kümesinde karşılaştırma yapılıyorsa her veri kümesinin ölçeği, büyüklüğü ve görevinin aynı olmadığı göz önünde tutulmalıdır.
- Çevrim içi A/B testinde kullanıcı rastgele atama birimi olabilir; oturumları bağımsız saymak tekrar gelen kullanıcıları çoğaltabilir.
Testten önce bağımsız bilginin hangi birimden geldiğini ve bu birimlerin hangi anakütleyi temsil ettiğini belirlemeliyiz. T-testi veya ANOVA, hatalı kurulmuş bir değerlendirme düzeninin sonuçlarını düzeltemez.
T-Testi ve ANOVA'da Sık Yapılan Hatalar
- Testi veri yapısından önce seçmek: Bağımsız ve eşleştirilmiş ölçümler aynı formülle analiz edilmez.
- Her iki grup için klasik eşit varyans testini varsayılan saymak: Varyans eşitliği savunulamıyorsa Welch testi daha uygun olabilir.
- Üç veya daha fazla grupta bütün çiftlere düz t-testi uygulamak: Çoklu karşılaştırmalar aile düzeyindeki yanlış alarm olasılığını büyütür.
- Anlamlı ANOVA'yı “bütün gruplar farklı” diye yorumlamak: Genel test yalnızca en az bir ortalamanın ayrıldığına dair kanıt sunar.
- P-değerini etki büyüklüğü sanmak: Küçük p-değeri büyük veya yararlı fark demek değildir.
- Reddedilemeyen sonucu eşitlik kanıtı saymak: Test gücü düşük veya güven aralığı geniş olabilir. Gerçek eşdeğerlik iddiası ayrı bir eşdeğerlik sınırı ve uygun test gerektirir.
- Normalliği yalnızca bir geçti–kaldı testine bağlamak: Grafik, aykırı değerler, örneklem büyüklüğü ve testin dayanıklılığı birlikte değerlendirilmelidir.
- Aykırı değeri sessizce silmek: Veri hatası mı, gerçek ama nadir bir olay mı olduğu araştırılmalı; duyarlılık analizi raporlanmalıdır.
- Aynı kullanıcının veya kurumun kayıtlarını bağımsız saymak: Yapay biçimde büyüyen örneklem standart hatayı küçültür.
- Veriyi gördükten sonra tek yönlü teste geçmek: Yön ve analiz planı sonuçtan önce belirlenmelidir.
- Gözlemsel farkı nedensel etki sanmak: Test, karıştırıcıları ve seçim yanlılığını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
- Yalnızca “anlamlı/anlamsız” etiketi vermek: Grup özetleri, fark, güven aralığı, etki büyüklüğü, p-değeri ve varsayımlar birlikte raporlanmalıdır.
Bir Ortalama Karşılaştırmasını Okurken İzlenecek Yol
- Araştırma sorusunu ve hedef anakütleyi tanımlayın. Hangi ortalama, kimler ve hangi koşullar için karşılaştırılıyor?
- Deney birimini belirleyin. Bağımsız bilgi kişi, cihaz, kurum, zaman dilimi veya başka bir kümeden mi geliyor?
- Tasarımı sınıflandırın. Tek örneklem mi, iki bağımsız grup mu, eşleşmiş ölçümler mi, yoksa üçten fazla grup mu var?
- Veriyi betimleyin ve görün. Her grubun gözlem sayısını, ortalamasını, standart sapmasını, dağılım biçimini ve aykırı değerlerini inceleyin.
- Hipotezi, yönü ve hata eşiğini önceden yazın. Sonucu gördükten sonra soruyu değiştirmeyin.
- Uygun standart hatayı kullanın. Bağımsızlık, eşleşme ve varyans yapısını formüle doğru yansıtın.
- Varsayımları bağlam içinde değerlendirin. Bir test adını seçmek veri üretim sürecini doğrulamaz.
- Çoklu karşılaştırmaları hesaba katın. Kaç soru sorulduğunu ve hangi test ailesinin korunacağını belirtin.
- Etkiyi ve belirsizliği birlikte raporlayın. Gerçek birimli fark, güven aralığı, uygun etki büyüklüğü ve p-değerini yan yana verin.
- İstatistiksel kararı pratik karardan ayırın. Fark, maliyeti ve riski karşılayacak kadar büyük mü?
- Tekrarlanabilirliği arayın. Sonuç yeni veri, yeni dönem veya bağımsız bir deneyde korunuyor mu?
Sonuç: Farkı Yayılımla Birlikte Okumak
Anakütle standart sapmasını bilmediğimizde onu örneklemden tahmin ederiz. Özellikle küçük örneklemde bu tahmin ek belirsizlik taşır; Student'ın t dağılımı bunu Normal dağılımdan daha geniş kuyruklarla hesaba katar.
Bir ortalamayı hedefle tek örneklem t-testiyle, iki bağımsız grubu Welch testiyle, aynı birimlerin iki ölçümü arasındaki değişimi eşleştirilmiş testle inceledik. Her seferinde ilgilendiğimiz farkı tahmin edilen standart hatasına böldük. Hangi standart hatanın uygun olduğunu ölçümlerin nasıl toplandığı belirledi.
Üç veya daha fazla grupta ayrı ayrı t-testleri yapmak yanlış alarm riskini artırır. ANOVA toplam kareli değişkenliği gruplar arası ve grup içi parçalara ayırıp serbestlik derecesi başına büyüklüklerini \(F\) oranıyla karşılaştırdı. Genel sonuç anlamlıysa farklı çiftleri belirlemek için planlanmış karşıtlıklara veya çoklu karşılaştırma düzeltmesi kullanan sonraki testlere ihtiyaç duyarız.
Büyük görünen bir farkı değerlendirirken verinin yayılımına ve bağımsız gözlem sayısına bakarız. Test sonucu, temsil edilmeyen bir anakütleyi veya hatalı ölçümleri düzeltemez; bağımlı kayıtlar, çoklu denemeler ve nedensel tasarım eksikliği de yorumu etkiler. P-değerinin yanında gerçek birimli farkı, güven aralığını, etki büyüklüğünü, varsayımları ve kararın maliyetini raporlamalıyız.
Buraya kadar belirsizliği ortalama ve varyans çevresinde ölçtük. Bir dağılımdaki olasılıkların sonuçlar arasında nasıl paylaşıldığını da merak edebiliriz. Sıradaki Entropi makalesinde bu sorudan başlayacak, bilgi miktarı fikrinin karar ağaçları ve çapraz entropi kaybıyla ilişkisine hazırlanacağız.
Yazar: Levent KARAGÖL

